Ideallyfree

Yeni Başlayanlar için Minimum Viable Product (MVP) Nedir? Neden Önemlidir?

Yeni başlayanlar dünyasında, ürününüze çok fazla zaman ve para yatırmadan önce bir Minimum Viable Product (MVP) yayınlamak çok yaygındır. Daha önce bir startupta çalışma deneyiminiz olduysa, hali hazırda bir startupta çalışıyorsanız, bir girişiminiz varsa ya da ileride girişimci olmak istiyorsanız bu terime aşina olduğunuzu sanıyorum.

Startuplar doğası gereği kaotiktir, ancak içinde barındırdığı çok temel bazı özellikleri vardır; yalın olmak, israfı mümkün olduğu kadar en aza indirirken, doğru anlarda doğru faaliyetlere konsantre olmak. Bir girişimde amacınız daima daha azıyla daha fazlasını elde etmeye çalışmaktır. Değer sunmak, ürünün daha az çalışanla, daha düşük bütçelerle ve sınırlı kaynaklarla büyümesine yardımcı olmaktır. İşte tam da bu noktada Minimum Viable Product (MVP) fikrini anlamak, zamandan tasarruf ederken en önemli olana odaklanmanıza izin verecektir.

Minimum Viable Product (MVP), bir ürünün piyasaya (özellikle ilk müşterilerine) sunduğu ilk ürünüdür. MVP ayrıca, ekiplerin ürünlerini potansiyel müşterilerin önüne çıkarmalarının ve müşteri içgörüleri toplamaya başlamalarının en hızlı yoludur. Bir uygulama, web sitesi, SaaS, mutfakta kullanılmak üzere üretilecek küçük bir aparat veya tamamen farklı bir şey olsun, ne üreteceğiniz önemli değil – bir ürünü hedef kitlenize sunmadan önce her zaman ‘probleminizi çözen’ daha küçük parçalara bölebilir ve bunu tek tek sunabilirsiniz. Bu yaklaşım size, fikrinizin pazar uygulanabilirliğini çok az riskle test etmenize olanak tanır.

Minimum Viable Product (MVP) Neden Önemlidir?

Bir ürünü Minimum Viable Product (MVP) olarak sunmadaki amaç, gerekli değişiklikleri ve iyileştirmeleri yapabilmeniz için insanların ne istediği konusunda size fikir verecek temel bir şey ortaya koymaktır.

Birincisi, ürününüzün pazara sunulmasını planlarken, bütçenizi etkin kullanmanız gerekir. Tek bir ürününüz mü var yoksa birden çok mu? Varolan ürünlerinize mi öncelik vereceksiniz yoksa yeni çıkacak ürünününüze mi bütçe ayırmalısınız? Bütçeniz sınırlı mı? Ürününüzü tüm özellikleriyle tam teşekküllü pazara sunmak doğru bir seçenek mi? Pazarlama kampanyanız zaman duyarlı mı? Peki ürününüz pazarda uygulanabilir/kullanılabilir mi?

Geleneksel pazarlamada, genelde bir karar vermeden önce tüm seçenekler için özellikler, avantajlar ve kullanım örnekleri listesi oluşturulur. Ama diyelim ki bütçeniz sınırlı… ya da zamana duyarlı… ya da her ikisi. İşte bu noktada MVP ile hedefiniz, nihai ürünü oluşturmadan önce pazarın konseptinize nasıl tepki verdiğini değerlendirerek sürekli olarak mümkün olduğunca az zaman ve çaba harcamaktır. MVP, eldeki problemi çözen en temel özelliklere indirgenmiştir; başarılı olursa, zamanla tüm özellikleriyle eksiksiz bir ürüne dönüşebilir. Kısaca MVP, müşterilerinizi kazanmanıza ve tekrar tekrar gelmelerini sağlamanıza yardımcı olacak şeydir.

İkincisi ise bir problemden/sorundan yola çıkarak geliştirdiğiniz ürününüz için varsayımsal özellikler geliştirerek ortaya koyduğunuz ürün, kullanıcı geribildirimleri ile sizin hiç hayal etmediğiniz belki de hiç farkında olmadığınız bir noktaya evrilebilir. Dolayısıyla mevcut kaynakların doğru kullanımı açısından ilk sürümde arayacağınız tek şey sorunu çözüp çözmediği, ihtiyacı giderip gidermediğidir.

Mesela Dropbox MVP denince akla gelen en yaygın örnektir; sınırsız depolama alanı gibi daha büyük hedefleri olmasına rağmen kullanıcılara 2 GB ücretsiz depolama alanı sunarak popülerlik kazanmıştır. Dropbox’ın kurucu ortağı ve CEO’su Andrew W. Houston, 2010 yılında doğru bir ürün geliştirene kadar ortaya çıkan öğrenilmiş dersleri aşağıdaki slaytta paylaşmıştı.

Ve sunumunun belki de en önemli slaytlarından biri:

MVP’nin Girişiminize Sağlayabileceği Faydalar Nelerdir?

  • Ürün fikirleriyle ilgili varsayımları gerçek dünya verileriyle doğrulamanızı sağlar.
  • Yeni özellik sürümlerinin piyasaya çıkması için gereken süreyi azaltmanıza yardımcı olur.
  • İlk benimseyenlerinize (Early Adoptors) mümkün olan en kısa sürede değer sağlayabilirsiniz. MVP, ilk müşterilerinize en fazla değeri sağlayan ve aynı zamanda sizin için öğrenme sağlayan en kısa yoldur.
  • Tam teşekküllü bir ürün geliştirmeden önce, ürün/pazar uyumunu (Product/Market Fit) test etmenizi sağlar.
  • Gelecekteki ürün çabalarını ve pazara giriş stratejilerini tasarlamaya yardımcı olmak için kullanıcı davranışıyla ilgili verileri toplamanızı sağlar. MVP’ler, ürün önceliklendirme sürecinizde önemli bir bileşen olarak hizmet edebilir ve veriye dayalı seçimler yapmanıza yardımcı olabilir.
  • Lansman öncesi kullanıcı tabanınızı arttırmanızı sağlar.
  • Sonuçlanmayacak fikirlere harcanacak paradan ve emekten tasarruf etmenizi sağlar.

Minimum Viable Product (MVP) Geliştirirken Süre Stratejisi

Ürün geliştirmek aslında sistematik işler bütünü olan bir projedir. Projeler, kaynak yönetimi açısından bütçesi, başlangıcı ve bitişi olan süreçlerdir. Bir projenin zaman çizelgesine uymaması bütçe, strateji gibi çok kritik konuları bir anda çıkmaza sokabilir.

Özellikle yazılım projelerinde, teslim tarihi tutmayan, bitmeyen ve yıllarca sürdüğü halde ortaya bir ürün çıkmayan birçok hikaye duyuyoruz. MVP, bir bakıma bu sorunu ortadan kaldırmak üzere ilk olarak girişimci Franklin Robinson tarafından 2001 yılında ortaya konulmuş bir yaklaşımdır.

Bir ürün geliştirme projesinde süre konusunda genel olarak iki yaklaşımın olduğu söylenebilir. Çoğu zaman, ürünün taşıması gereken özellikler (tamamlanması için gereken süre) proje süresini belirler. Bunun aksi olarak proje için bir bitiş tarihi (deadline) belirleyip ürünü temel özellikleriyle verilen süre içinde çıkarmaya çalışmak söz konusu olabilir.

Ürün geliştirilirken mevcut zaman çizelgenizin bozulmaması için yolda aklınıza gelen fikirleri bir yere not edip mevcut timeline’ı asla bozmamalısınız. Değişiklikleri çok büyük değil, daha küçük küçük yapmalısınız, eğer geliştirme süreleriniz fazlasıyla uzunsa kesinlikle yanlış yapıyorsunuz demektir.

Benim de burada temel aldığım konu bağlamında ikinci yaklaşımda -gerçekçi olmak kaydıyla-, ortaya bir süre atılarak bu süre içinde ürünün MVP sayabileceğimiz hangi versiyonunun çıkarılabileceği kararlaştırılır. Sürecin sonunda geliştirilen ürün hedef kitleye sunularak, bir sonraki adıma geçilmiş olur. MVP sürümü ortaya çıktıktan sonra; geribildirim topla, geliştir, test et, müşteriye sun şeklinde iterasyon döngüsü içinde devam eder.

MVP iterasyon
MVP iterasyon

Minimum Viable Product (MVP) Yaklaşımı ile İlgili Sorulması Gereken Sorular Nelerdir?

Ürünüz neyi çözüyor? Gerçek problem ne?

Girişimlerin çoğu bir hayalin peşinde ortaya çıksalar da gerçek bir problemi çözmedikleri senaryolarda fazla şansları olmuyor. Bu yolculuk çoğu durumda fazlasıyla zorlukla karşılaşılan bir süreç olduğu gibi gerçekten ihtiyaç olmayan, gerçek problemleri çözmeyen ürünler, süreci her bakımdan daha da zor ve başarı ihtimali düşük bir hale getiriyor.

Problemi net ve basit bir şekilde ifade edebiliyor musunuz?

Ürünlerin bir problemi çözmek üzere üretildiklerini düşündüğünüzde, çözümün ne derece basit ve ihtiyaç sahipleri tarafından ne kadar anlaşılır olduğu, ürünün başarısı noktasında fazlasıyla önemlidir. Bunun ilk adımı, tespit ettiğiniz ve çözümüne talip olduğunuz problemi, en basit şekilde anlatabiliyor olmanız, bir bakıma problemin ve çözümün ne kadar gerçek olduğunun göstergesidir. Bir diğer yandan, kendinizi problem ve çözüm adına oto-kontrol süzgecinden geçirdiğiniz bir adımdır.

Problemi daha önce hiç kendiniz deneyimlediniz mi?

Problemi daha önce deneyimlemiş olmanız, hedef kitle seçiminizden, ürün geliştirmenize kadar uzanan bir çok adımda yol gösterici olacaktır.

Müşteriniz kim? (Asla “herkes” değildir!)

Bunun cevabını kendinize açık açık, net ve basit bir şekilde verebiliyorsanız problemi de, çözümü de, hedef kitleyi de aynı doğrultuda hizalayabilmişsiniz demektir. Bütün pazarlama planınınızı, kaynaklarınızın yönetimini şekillendirecek bu sorunun basit ve net bir şekilde yanıtlanması çok önemlidir.

MVP için hangi hedef kitleye odaklanmalısınız? İdeal başlangıç müşterisi kim?

Bir ürün geliştirirken, her girişimcinin hayali mükemmel ürüne ulaşmak olsa da, çoğu zaman sınırlı kaynaklarla zaman-kalite-maliyet üçgeninde en optimal sonucu çıkarmak yapılması gerekendir. Hedef kitle seçimi bu kaynakların ürünü geliştirirken doğru kullanımı açısından ve finansal girdi verimliliği noktasında fazlasıyla önemlidir.

Tespit ettiğiniz problemden en çok etkilenen hedef kitleyi belirlemek ürünü kabul ettirme ve satış süreçlerini oldukça kolaylaştıracaktır. Dolayısıyla problem herkes için çözülebilir olsa da önce herkese odaklanmayın, en çok etkilenen küçük bir kitle için çözün ve o kitle ile başlayın.

Hangi müşterilerden koşarak uzaklaşmalısınız?

Sürekli şikayet eden, sürekli sabote eden…

Problemle ne sıklıkta karşılaşıyorlar? Problem ne kadar sıkıntı yaratıyor?

Seçmiş olduğunuz hedef kitlenin, problemin çözümüne ne kadar kıymet vereceğini öngörebileceğiniz bir diğer parametre de problemin yaşanma sıklığıdır. Bu sıklık ve problemin büyüklüğü, bir bakıma çözümünüzün büyüklüğü ve kıymetini belirleyen unsurdur.

Ücretlendirme ve Promosyon stratejisi nasıl olmalıdır?

Ürünü ilk andan itibaren ücretli sunmak, doğru hedef kitleye ulaşmak ve ürünü kimler için geliştirdiğinizi anlamak için önemlidir. Ürünü geliştirirken müşteri geribildirimlerinin alındığı hedef kitlenin çözüme para ödemeye niyetli müşterilerden oluşması gereklidir. Çünkü ücretsiz sunulan ürünlerde, ilgisiz kitleyi de müşterileriniz arasına alarak elinizdeki müşteri verisini kirletir ve yanlış müşterilerden gelen geribildirimleri de geliştirme stratejinize dahil edersiniz. Bu da finansal anlamda memnun etmeniz gereken ve size para ödemeye razı müşterilerin daha az farkında olmanıza neden olur.

Bir indirim, promosyon sağlamak, ürünün maliyetini etkileyen unsurlardan birinde bir indirime sahip olduğunuz aşamada yapabileceğiniz bir şeydir. Her şeyin fazlasıyla zor, ucu ucuna ve hayatta kalmayla ilgili olduğu startup maceralarında finansal stabilite hayati önem taşır.

Başarılı bir ürün oluşturmak söz konusu olduğunda iyi bir MVP şarttır. Unutulmamalıdır ki başarı çok bileşenli bir kavramdır ve ancak birçok şeyi doğru yaptığınızda elde edebilirsiniz. Bu yazıda, MVP’nizi oluştururken göz önünde bulundurmanız gereken en önemli şeylerden bazılarını ele aldım. Bu gönderiyi arkadaşlarınızla ve ilgisini çekebileceğini düşündüğünüz kişilerle sosyal medyada paylaşmayı unutmayın. Daha fazla ilgi çekici içerik için sayfama abone olmayı unutmayın.

Funda Tabak

İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler lisans eğitimini tamamladıktan sonra geleneksel pazarlama, online itibar yönetimi, işveren markası, sosyal medya yönetimi, dijital pazarlama konularında çeşitli şirketlerde çalıştı. Sa-ba, Döksan, Ileri Group, Araymond gibi üretim firmaları ile Coca Cola İçecek, Assan Alüminyum, Turkcell, Mercedes, Novartis, Cargill, Pfizer, YKB gibi müşterileri bulunan danışmanlık yoğunluklu firmalarda B2C ve B2B pazarlama yöneticiliği yaptı.

2010 yılından beri ideallyfree.com’un içeriklerini koordine ediyor. Öğrenmenin ve bilginin gücüne inanarak öğrenciliğine halen Yönetim Bilişim Sistemleri bölümünde devam ediyor.

Yorum ekle