Ideallyfree
Boş bir ofis sandalyesinin yanında üst üste yığılmış kağıtlarla dolu masa
Fotoğraf: El Jundi / Pexels
REKLAM ALANIMarkanız Burada Yer Alabilir728 x 90
Ana sayfa » Yönetim » İşten Ayrılan Kişinin Masası Neden Hiç Boş Kalmıyor?

İşten Ayrılan Kişinin Masası Neden Hiç Boş Kalmıyor?

Açık kalan bir pozisyonun işi ortadan kalkmaz. Sessizce birkaç kişinin omzuna biner ve çoğu zaman kimse bunu bir maliyet olarak yazmaz.

Açık kalan bir pozisyonun işi ortadan kalkmaz. Sessizce birkaç kişinin omzuna biner ve çoğu zaman kimse bunu bir maliyet olarak yazmaz.

Yedi Milyon Boş Sandalye

ABD’de ağustos sonunda 7,1 milyon açık iş pozisyonu vardı. Aynı ay 5,2 milyon kişi işe girdi, 3,1 milyon kişi ise kendi isteğiyle işinden ayrıldı. Rakamlar, ABD Çalışma İstatistikleri Bürosu’nun (BLS – U.S. Bureau of Labor Statistics) 29 Eylül 2026’da yayımladığı JOLTS raporundan.

Ekonomi haberlerinde bu veriler genellikle ‘iş gücü piyasasının ne kadar canlı’ olduğunu anlamak için kullanılıyor. Kaç iş var, kaç kişi işe giriyor, kaç kişi ayrılıyor…

Ama bu istatistiklerin arasında gözden kaçan daha basit bir soru var: Bir pozisyon boşaldığında, o işin yükünü kim taşıyor?

Forbes yazarı Caroline Castrillon, 12 Ekim 2026’da yayımlanan yazısında bu soruyu tek cümleyle cevaplıyor: Bir pozisyon açık kaldığında sorumlulukları ortadan kalkmaz. Projelerin yine bitmesi, teslim tarihlerinin yine tutması gerekir. Castrillon’un anlattığı senaryo pek çok kişiye tanıdık gelecektir: Bir iş arkadaşınız ayrılır, şirket yerine birini ararken onun işlerinin bir kısmı size verilir. Başta idare edilebilir görünür, çünkü geçici olduğunu düşünürsünüz. Sonra haftalar aylara döner ve kendinizi işe alındığınız işten çok daha fazlasını yaparken bulursunuz.

İş Kimin Omzuna Biniyor?

Castrillon’un dayandığı veri, uzaktan çalışan ekip sağlayan Connext Global’in 2026 Unfilled Role Report çalışması. Ağustos 2026’da Pollfish üzerinden, işe alım kararlarında yer alan ya da bu kararların bütçe etkisini gören 750 ABD’li tam zamanlı çalışanla yapılan ankette ilk dikkat çeken şey yükün nasıl dağıldığı. Katılımcıların yüzde 34’ü fazladan işin ekip içinde aşağı yukarı eşit paylaşıldığını söylüyor. Ama yüzde 29’u işin bir yöneticiye, yüzde 28’i de yalnızca bir iki çalışana kaldığını belirtiyor. Yani vakaların yüzde 57’sinde yük birkaç kişinin üzerinde toplanıyor. Yüzde 47’si ise boş bir rol yüzünden bir yöneticinin ya da üst düzey birinin işi bizzat üstlenmek zorunda kaldığını söylüyor.

Connext Global anketine göre açık pozisyonun fazladan işi yüzde 34 ekipte eşit paylaşılıyor, yüzde 29 bir yöneticiye, yüzde 28 bir iki çalışana kalıyor.
Grafik 1: Açık pozisyonun fazladan işi kime kalıyor? Kaynak: Connext Global, 2026 Unfilled Role Report

Hasarın başlaması da uzun sürmüyor. Raporda katılımcıların yüzde 22’si açık bir pozisyonun ekip performansını ilk iki haftada etkilediğini, yüzde 39’u da yaklaşık bir ay içinde etkilediğini söylüyor. Toplamda yüzde 61. Yalnızca yüzde 10’u açık bir rolün performansa pek zarar vermediğini düşünüyor.

Connext Global anketine göre açık pozisyon ekip performansını yüzde 22 ilk iki haftada, yüzde 39 yaklaşık bir ayda etkiliyor, yüzde 10 pek etkilemediğini söylüyor.
Grafik 2: Açık bir pozisyon ekip performansını ne kadar sürede etkiliyor? Kaynak: Connext Global, 2026 Unfilled Role Report

Bu noktada bir not düşmek gerekiyor: Connext Global, şirketlere yurt dışından personel sağlayan bir firma. Yani “boş pozisyon pahalıdır” sonucunda ticari bir çıkarı var. Rakamlar yine de anlamlı, çünkü bağımsız kaynaklar da benzer bir tablo çiziyor.

Castrillon’un bir gözlemi özellikle önemli: Fazladan işi en çok, onu en iyi yapabilecek kişiler taşıyor. Ayrılan kişinin müşterilerini tanıyorsanız, sistemleri biliyorsanız, doğal aday sizsiniz. Bu işi iyi yaparsanız da geçici görevler yavaş yavaş sizin işiniz hâline geliyor. İngilizcede bunun bir adı var: “role creep”, yani rolün sessizce genişlemesi.

Geçici Dediğiniz Şey Ne Kadar Sürüyor?

İşe alım hızlı ilerlese bile boşluk birkaç haftadan önce kapanmıyor. ABD’nin insan kaynakları meslek kuruluşu SHRM’nin 2026 işe alım karşılaştırma verilerine göre yönetici olmayan bir pozisyonu doldurmanın ortanca süresi 39 takvim günü. Bu, iyi giden bir süreç için geçerli. Connext anketinde katılımcıların yüzde 23’ü en uzun açık kalan pozisyonlarının üç ila beş ay sürdüğünü, yüzde 14’ü altı ay ya da daha uzun sürdüğünü söylüyor.

Castrillon’un altını çizdiği asıl sorun süre değil, belirsizlik. İşi tam dört hafta taşıyacağınızı bilseniz kısa vadeli bir düzen kurarsınız. Bitiş tarihi olmadığında ise ne kadar dayanabileceğinizi ya da ne zaman itiraz etmeniz gerektiğini kestirmek zorlaşıyor. Sonunda gecikmiş bir işe alım, ekibin çalışma biçimine dönüşüyor.

Bazen de boşluk hiç doldurulmak istenmiyor. Wall Street Journal’dan Ray A. Smith, Ağustos 2023’te “quiet cutting” adını verdiği bir eğilimi anlatmıştı: Şirketler işten çıkarmak yerine çalışanların rollerini kaldırıp onları seçmedikleri başka görevlere atıyordu. SHRM’nin aynı dönemdeki değerlendirmesine göre şirketlerin kâr açıklama toplantılarında “yeniden görevlendirme” ifadesinin geçme sıklığı Ağustos 2022 ile Ağustos 2023 arasında üç katına çıkmıştı. Boşalan bir kadronun “şimdilik” doldurulmaması da aynı ailenin sessiz bir üyesi olabiliyor: Kimse kadronun kaldırıldığını söylemiyor, ama iş kalanların arasında kalıcı olarak dağıtılıyor. Büyük şirketlerdeki 2023 işten çıkarma dalgasını yazdığımda manşetler hep giden kişi sayısını konuşuyordu. Kalanların yükü ise rakamlarda pek görünmüyordu.

Bir Boşluk Nasıl İki Boşluğa Dönüşür?

Connext anketinde katılımcıların yüzde 37’si açık pozisyon yüzünden iş kalitesinin düştüğünü, yine yüzde 37’si ekip moralinin bozulduğunu, yüzde 35’i teslim tarihlerinin kaçtığını söylüyor. Yüzde 22’si çalışanların ücretsiz fazla mesai yaptığını belirtiyor. En çarpıcı rakam ise şu: Yüzde 41’i uzun süre açık kalan bir pozisyonun en az bir kez başka bir çalışanın istifasına doğrudan yol açtığını söylüyor.

Connext Global anketine göre uzun süre açık kalan pozisyonun sonuçları: başka bir çalışanın istifası yüzde 41, iş kalitesinde düşüş yüzde 37, ekip moralinde düşüş yüzde 37, kaçan teslim tarihleri yüzde 35, ücretsiz fazla mesai yüzde 22.
Grafik 3: Uzun süre açık kalan bir pozisyonun sonuçları. Kaynak: Connext Global, 2026 Unfilled Role Report

Bu zincirin arkasında iyi bilinen bir mekanizma var. Dünya Sağlık Örgütü tükenmişliği ICD-11’de bir hastalık olarak değil, başarıyla yönetilemeyen kronik iş stresinden doğan mesleki bir durum olarak tanımlıyor. Tükenmişlik araştırmalarının öncüsü Christina Maslach, Michael Leiter ile birlikte yazdığı 2016 tarihli derlemede iş yükünü, kontrol, ödül, topluluk, adalet ve değerlerle birlikte tükenmişliği belirleyen altı alandan biri olarak sayıyor.

Gallup’un çalışan iyi oluşu üzerine derlediği verilere göre 2026’nın ikinci çeyreğinde ABD’deki tam zamanlı çalışanların yüzde 27’si işte çok sık ya da her zaman tükenmiş hissettiğini söylüyor. Gallup’un 2018’de yaklaşık 7.500 çalışanla yaptığı çalışmada bu kişilerin aktif olarak başka iş arama ihtimali 2,6 kat daha yüksek çıkmıştı. Gallup’un saydığı beş temel tükenmişlik nedeninden biri de doğrudan konumuzla ilgili: yönetilemez iş yükü. Diğerleri adaletsiz muamele, belirsiz rol beklentileri, yöneticiden destek görememek ve makul olmayan zaman baskısı. Dikkat ederseniz uzun süre açık kalan bir pozisyon bunların en az üçünü aynı anda tetikliyor.

Döngü böyle işliyor: Biri gidiyor, işi dağıtılıyor, işi üstlenenler zorlanıyor. Biri daha giderse yükü taşıyacak kişi sayısı daha da azalıyor. Liderlik aynı çıktıyı daha az insandan beklemeye devam ettikçe, tek bir boş sandalye ekibin geneline yayılan bir kadro sorununa dönüşüyor.

Proje Planında Görünmeyen Satır

Proje yönetimi açısından bakınca sorun daha da belirginleşiyor. Bir proje planı kapsam, süre ve bütçe üzerine kuruluyor. Ekip kapasitesi de hesaplanıyor ama çoğu zaman plan hazırlandıktan sonra yeniden ele alınmıyor. Oysa standartlar, kaynakların ve planların düzenli olarak gözden geçirilmesini ve gerektiğinde güncellenmesini öngörüyor.

Pratikte ise ekipten biri ayrıldığında plan çoğu zaman olduğu gibi kalıyor. Kapsam değişmiyor, teslim tarihi değişmiyor; yalnızca işi yapacak kişi sayısı azalıyor. Kâğıt üzerinde her şey aynı görünse de gerçekte üç kişinin yapması gereken iş iki kişiye kalıyor.

Kimse itiraz etmediği için batan projeleri anlattığım yazıda, sorunların çoğu zaman toplantıda söylenen bir “tamamdır” ile başladığını yazmıştım. Boş kadro da tam olarak böyle büyüyor. Fazladan işi üstlenen kişi teslim tarihlerini tutturdukça yönetim boşluğun bedelini görmüyor. Castrillon’un ifadesiyle, siz her şeyi yetiştirmeye devam ettikçe liderlik pozisyonun size neye mal olduğunu fark etmeyebilir.

Bir uyarı da işe alım nihayet gerçekleştiğinde geçerli. Fred Brooks, 1975’te yayımlanan The Mythical Man-Month kitabında gecikmiş bir yazılım projesine insan eklemenin onu daha da geciktirdiğini (Brooks Kanunu – Brooks’ Law) yazmıştı. Yeni gelen kişinin öğrenmesi gerekiyor, ona işi öğretecek olanlar da genelde boşluğu dolduran aynı yorgun kişiler. Yani pozisyon dolduğu gün yük bitmiyor. Birkaç hafta daha, farklı bir biçimde sürüyor.

Yöneticiler Ne Yapabilir?

Castrillon’un tavsiyeleri çalışana yönelik, ama aynı adımları yöneticinin atması çok daha kolay:

  1. Önce neyin durdurulacağına karar verin. Bir işi birine eklemeden önce, onun masasından neyin kalkacağını söyleyin. Hiçbir şey kalkmıyorsa aslında iki işi tek kişiye verdiniz demektir.
  2. Geçici görevlendirmeye bir bitiş tarihi koyun. Bitiş tarihi kesin değilse bile bir kontrol tarihi belirleyin: “Altı hafta sonra durumu yeniden konuşuyoruz.” Belirsizlik, iş yükünün kendisi kadar yorucu.
  3. Kapasiteyi planın görünür bir satırı yapın. Boş pozisyonu proje risk listesine yazın. Hangi teslimlerin bu boşluk yüzünden kayabileceğini paydaşlara açıkça söyleyin.
  4. Yükü kimin taşıdığını takip edin. Connext verisi yükün çoğu zaman en yetkin birkaç kişide toplandığını gösteriyor. Bu kişiler genelde şikâyet etmeyen kişiler. Fazla mesailerini ve üstlendikleri işleri kayıt altına alın.
  5. İşe alım takvimini ekiple paylaşın. İlan ne zaman çıktı, görüşmeler hangi aşamada, ne zaman birinin başlaması bekleniyor? Bilgi paylaşmak, “bu iş sonsuza kadar bende mi kalacak?” sorusunu küçültüyor.
  6. Geçici iş kalıcılaştıysa bunu kabul edin. Aylar sonra görevler hâlâ aynı kişideyse, Castrillon’un önerdiği gibi o kişinin rolü, unvanı ya da ücreti konuşulmalı. Yoksa bir sonraki boş sandalye o kişinin sandalyesi olabilir. Ayrılan çalışanların bir kısmı bumerang çalışan olarak geri dönse de, ayrılışın arkasında bırakılan yük çoğu zaman geri gelmiyor.

Masa Hiç Boş Kalmıyor

Organizasyon şemasında boş görünen bir kutu, gerçek hayatta neredeyse hiç boş değil. Ya bir yöneticinin akşamlarına, ya da en güvenilir iki çalışanın hafta sonlarına yayılmış durumda. Bir pozisyonu doldurmanın bedelini hesaplarken, doldurmamanın bedelini de aynı tabloya yazmak gerekiyor.

Bir dahaki sefere “şimdilik idare ederiz” dediğinizde, kendinize şunu sorun: Bu idareyi tam olarak kim ediyor?

Funda Tabak

İstanbul Üniversitesi Uluslararası İlişkiler ve Anadolu Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemleri mezunu, PMP® sertifikalı bir proje yöneticisidir. Kariyerine satış ve pazarlamayla başlayan Funda Tabak, Sa-ba, Döksan ve Araymond gibi üretim firmalarında ve Coca-Cola İçecek, Turkcell ve Mercedes-Benz gibi markaların projelerinde çalıştı. Orta Doğu’da C-level yöneticilere yönelik eğitim programları geliştirdi; Ekonomi Bakanlığı destekli “Küresel Rekabet Yolunda Kurumsal Dönüşüm” ve Küçükçekmece Belediyesi’nin “Küçük Mucitler Büyük İcatlar” projelerinde görev aldı. Bugün Dubai merkezli bir şirkette proje yöneticisi olarak çalışıyor, 2010’dan bu yana IdeallyFree’nin içerik süreçlerini koordine ediyor.

Add comment

REKLAM ALANIMarkanız Burada Yer Alabilir728 x 90