Ideallyfree
Üretkenlik
REKLAM ALANIMarkanız Burada Yer Alabilir728 x 90
Ana sayfa » Kişisel Gelişim » Tim Ferris Üretkenlik için Bilgi Diyetini Öneriyor

Tim Ferris Üretkenlik için Bilgi Diyetini Öneriyor

Üretkenlik için gerçekten çok çeşitli bilgilerle dolmak mı gerekiyor yoksa “bilgi diyeti” yaparak da üretken olabiliyor muyuz?

Hergün yüzlerce, binlerce bilgiye maruz kalıyor ve bunların pek çoğunu unutuyoruz, kimisi adeta bir çöp, kimiyse aklımızda kalmasını istediğimiz cinsten ama onları hatırlamakta ne kadar başarılıyız?

“Çok biliyoruz” desek çok mu radikal olur acaba? Elbette bilgi çok önemli fakat ne kadar bilgi edinmeliyiz bu bir muamma. Hayatımızda hangi ünlülerin ne yaptı? Sözleri çok da anlam taşımayan hangi şarkı sözleri ile kim milyonlarca tık aldı? veya Hangi politikacının çocukları ne yapıyor? gibi bilgileri bilmemiz ne kadar önemli?

Bu bizim için bir üretkenlik göstergesi mi yoksa en önemlisi hayatlarımıza çok büyük bir katkısı var mı öncelikle bunu irdelemek gerekiyor.

“Escape 9–5, Live Anywhere, and Join the New Rich”

“9’dan 5’e kadar olan Döngüden Kaç, Herhangi Bir Yerde Yaşa ve Yeni Zenginliğe Ulaş”

Tim Ferris’in “The 4-Hour Workweek” Kitabında Üretkenlik ve Bilgi Diyeti Konusunda Ne Anlatılıyor

Tam da Tim Ferris ve üretkenlik ile ilgili bir yazı yazarken 19 dakikalık sesli kitabı ile karşılaştım internette. Tim Ferris tarafından yazılan bestseller “The 4-Hour Workweek” isimli kitaptan öğrendiğimize göre üretken olmak ciddi bir çıktı oluşturmayı ve girdileri sınırlandırmayı gerektiriyormuş. Bu nedenle de “low-information diet” olarak bilgi konusunda bir diyet yapmamız gerektiğini savunuyor.

Ferris’e göre üretkenlik hedeflerine ulaşma yolunda pek çok bilgi, “zaman-tüketen”, “negatif”, “önemsiz” ve “öğrendikten sonra hiçbir işinize yaramayacak” cinsten. Tıpkı diyette olduğu gibi hayatlarımızda da çok fazla bilgi tüketiyor, televizyonlardan, sosyal medyadan bizim için yararlı olmayacak pek çok “niteliksiz” bilgiyi yükleniyoruz. Bu da üretkenlik konusunda bizi kısır bir döngü içerisine sokuyor.

Alınan bilgi miktarını azaltma fikri ilk başta korkunç gelebilir ve birşeyleri kaçırıyor olma ihtimalini ortaya çıkarabilir.

Dünyada olup bitenlere uzak kalırsak nasıl toplumun bir parçası oluruz?

Nasıl doğru kararlar alırız?

Tesadüfen denk geldiğimiz bir taksici ile yolculuk boyunca nasıl sohbet ederiz?diyebilirsiniz.

Ferris bunların yanıtını şu basit soru ile açıklıyor:

“Bana dünyada yeni ne var onu söyler misiniz? Fakat niteliksiz bilgileri tüketmediğimiz zaman diliminde ailemizle, sevdiklerimizle vakit geçirmek ya da hedeflerimiz için çalışmak gibi gerçek değer ve üretkenlik yaratacak diğer konularla ilgilenebiliriz.”

Bu yüzden almamız gereken kalori miktarını sınırlandırmalıyız ki gerçekten değerli konulara yönelik üretkenliğimizi arttıralım.

Bu “Bilgi Diyeti” Nasıl Gerçekleşecek?

Diyete başlamak için Ferris, 5 tam gün, öğle saatlerinde 5 dakika son dakika gelişmelerini takip etmek, akşam 1 saat televizyon keyfi yapmak ve yatmadan önce 1 saat kitap okumak dışında, tüm gazetelerden, televizyon kanallarından ve internette surf yapmaktan kaçınmayı öneriyor. Özellikle gazete ve televizyon kanallarından uzak durmak ara ara sosyal medya detoxu yapmak benim de özellikle son 1 yıldır deneyimlediğim bir şey. Rahatlıkla diyebilirim ki daha önce vaktimin olmadığını düşündüğüm pek çok konuda vaktimi daha verimli geçirdiğimi ve üretkenlik konusunda kendi hedeflerimi yakaladığımı söyleyebilirim.

Ancak gerçekten ihtiyacımız olan bilgiler için, acımasızca vakit ayırmamızı tavsiye ediyor; hızlı okumalar, soruların cevaplarının ne olduğunu internette araştırmak yerine, uzmanların sorularımızı yanıtlayabileceği ortamlarda bulunmak gibi daha efektif konulara yönelirsek çok daha üretken hale gelebileceğimizi belirtiyor ve ekliyor; “Bu diyetin hayatınıza nasıl etki edeceğini deneyin, belki de günün sonunda niteliksiz bilgi kalorilerini bir kayıp olarak görmeyeceksiniz”.

Sevgiler.

Temmuz 2017’de “gençlerde ortaya çıkan sosyal izolasyon” ile ilgili yapılmış bu araştırma da ilginizi çekebilir. (Social Media Use and Perceived Social Isolation Among Young Adults in the U.S.)

Funda Tabak

İstanbul Üniversitesi Uluslararası İlişkiler ve Anadolu Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemleri mezunu, PMP® sertifikalı bir proje yöneticisidir. Kariyerine satış ve pazarlamayla başlayan Funda Tabak, Sa-ba, Döksan ve Araymond gibi üretim firmalarında ve Coca-Cola İçecek, Turkcell ve Mercedes-Benz gibi markaların projelerinde çalıştı. Orta Doğu’da C-level yöneticilere yönelik eğitim programları geliştirdi; Ekonomi Bakanlığı destekli “Küresel Rekabet Yolunda Kurumsal Dönüşüm” ve Küçükçekmece Belediyesi’nin “Küçük Mucitler Büyük İcatlar” projelerinde görev aldı. Bugün Dubai merkezli bir şirkette proje yöneticisi olarak çalışıyor, 2010’dan bu yana IdeallyFree’nin içerik süreçlerini koordine ediyor.

REKLAM ALANIMarkanız Burada Yer Alabilir728 x 90